Türkiye’de robot olmak da zor!

6 Şubat tarihinin Güvenli İnternet Günü olduğunu, konu ile ilgili olması gereken ben dahil ülkedeki tüm mobil telefon ve internet kullanıcıları, telefon ve email hesaplarına gelen Güvenli İnternet Günü tebrik mesajlarından öğrendi.

Bu haliyle, giriş seviye bir internet kullanıcısı için, hele ki Türkiye gibi, gerek yasaklar ve sonrası DNS ve VPN kullanımları olsun, gerek ByLock vs. nedenlerle olsun, uluslararası standartların çok üzerinde bir toplumsal internet güvenliği bilgisine sahip Türkiye’nin internet sakinleri için sıradan bir gün, telefonlarına tüm yasaklamalara rağmen gelen onlarca spam mesajdan biriydi.

Taa ki.. gündem ulaştırma bakanının sözünü kesen robota müdahale edilmesi haberleriyle çalkalanmaya başlayana kadar..

Habere göre, Güvenli İnternet Günü etkinliğinde konuşan Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın konuşması, orada şov için bulunan ve ithalatçısını merak edip araştırmaya bile layık bulmadığım bir firmanın muhtemel torpiller, belki de aldığı yüksek sıfırlı teşvikler sonucu ülkede pazarlamaya çalıştığı Çin malı bir robot tarafından sıkça, konuşmalarını anlayamadığı için kesilmekteydi.

Gerçi robot naapsındı? Ufaklık, Çin’den ülkeye gelmiş, sadece PR olsun, robotum gözüksün diyen, gerçekçi case studyler kullanılıp test edilmeyen, ucuza aldığı yapay zekayı, zekasına göre pahalıya satmaya çalışan girişimci, bol destekli, iş bilmez girişimciler tarafından en üst düzeyden arenaya atılmıştı.

Söz konusu videoyu izleyince bakanın da gayet düzgün ve anlaşılır bir tonda konuştuğu gayet farkediliyor. Burada anlaşılan o ki, restoranlara, kafelere, havaalanlarına pazarlamak için Çin’den getirilen ve düzgün programlanmayan, doğru test edilmeyen ve aman programda yer buldum, teşviğim ve torpilim de var, ucuza kapattım ben bu ufak mekanik yavrucak, tanınsın burada diyen üstün girişimciler tarafından sahaya sürüldükten sonra sağlam çuvallamış ve Bakan’ın dikkatinin dağılması sonrası, görevlilerce bir köşeye çekilip formatlanmış.

Yaşadığı olayların şokuyla neye uğradığını halen daha anlayamayan ufak robot, halen daha medyanın ilgi odağı ve şamar oğlanı olmuş durumda. Kendisini ana haber bültenine konuk eden muhabiri de mazlumca, daha ezik bir tondan anlamamaya devam ediyor.

Teknoloji üretememek ayıp bir durum, hele ki 80 milyon nüfusu olan bir ülke için. Ama teknolojiyi üretemesen de, doğru pazarlama tekniklerini bilip, doğru ürüne yatırım yapmak da çok roket bilimi bir olay değil. Geçtiğimiz aylar içerisinde, bilimden ve teknolojiden anlamasa da petrolün siyahının doların yeşiline kolay çevrilmesini değerlendiren Suudi Arabistan, gerçek kadınların başının açık olması ülke yasalarına aykırı olmasına rağmen başı açık bir androide vatandaşlık vererek, tüm dünyaya teknolojiye ve özgürlüklere ne kadar açık olduğunu tüm dünyaya ilan etmişti.

Teknoloji üretimi konusunda oldukça kötü durumda olan iki müslüman ülkenin, teknolojiye ve güncel teknolojik fırsatlara bakış açısı, bu robot ve Sophia bağlamında düşünülünce gayet farklı gözüküyor. Sophia, dünya çapında bir PR unsuru olurken, bize Çin’den gelen, iyi programlanmamış bu robota daha ne üreticisi, ne de basın tarafından daha halen bir isim bile verilmemiş durumda.

Hayırlısı.. =)

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *